HAYATIN İÇİNDEN

AYAKKABIMIN BAĞLARINI CEBİMDE TAŞIYORUM
Fenerbahçe-Galatasaray maçının olduğu günün sabahı...
"Üsküdar sahiline gidelim hem yürüyüş yaparız hem de sahile nazır bir
çay içeriz" diye ailemi de aldım atladım arabaya. Üsküdar sahilde
Yimpat'ın yanında Kanaat Lokantası'nın yanına koydum arabayı .
Siz bekleyin, dedim. Belediye binasının yanında
bankadan para çekip geliyorum. Gittim bankaya.Çektim
paramı.Balıkçılar sokağından geri > dönüyorum. Bir baktım baloncu.
Bizim ufaklık 16 aylık oldu. Alayım ona bir balon keyiflensin,mutlu
olsun diye dütündüm.
"Ne kadar balon." "3 tanesi 1 milyon". Vazgeçtim,tam geri döndüm.
"Abi 4 tanesi 1 milyon olsun" . "Bana iki tane lazım" dedim. Seçtim
balonları çıkardım cüzdanımı verdim parasını. Koydum cebime.
Ne oldu ise o anda oldu. 1-2 metre ilerimde bir adam
bana doğru bakmış bağırıyor. "Sen bana nasıl parmak atarsın lan"
Baska birilerine bir seyler söylüyor zannettim o anda.
Fakat havaya kaldırdığı elini indirdiği yerde benim başım olduğunu
anlayınca bana söylediğini anladım. Tokadı yemiştim. Ne
olduğunu anlamaya çalışıyorum. Benim yerimde olsanız siz ne
yapardınız?
Kendimi topladım ve
sesimi yükseltmeye çalışarak "Ne parmağı" dedim. Bu arada
7-8 kişi etrafımı çevirdi. Aradan 3-4 saniye geçmedi ki
"Bak bir de salak numarasına yatıyor" diyen baska birisi çeneme doğru
kuvvetli bir yumruk atıverdi. Sonra birileri beni oradan uzaklaştırdı.
Sokağın sonuna kadar götürdüler.
Ben şok olmuştum.
Baktım adamlar hala orada. Cüzdanıma baktım,yerinde duruyor.
"Bereket versin cüzdanımı almamışlar" diye düşündüm. İyi ki ceketimin
astarının altına koyuyorum.
Arabayı bıraktığım yere gittim. "Ne oldu ağzına,neden kanıyor,düştün
mü?" Olayı anlattım.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
155 polis imdadı aradık. Olayı anlattık. En yakın polis karakolu
Üsküdar Polis Karakoluna gitmemiz söylendi.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
Gittik.Olayı anlattık.Hırsızlık olayından şüphelendiler ve
olayın yerini ve şahısları göstermemi istediler. Dedim ki
"Ben korkarım. Hadi diyelim ki gösterdim, siz ne yapacaksınız,
ifadelerini alıp salıvereceksiniz. Ortada hiçbir şey yokken sokak
ortasında bana bunu yapanlar daha sonra bana ve aileme daha kötüsünü
yapmazlar mı?" Komiser Bey kendinden emin bir sekilde
"Kardeşim burası hukuk devleti. Hem dayak atacaksın hem de
güçlü olacaksın. Biz ne yapıyoruz burada. Herkes yaptığının hesabını
verecek. Senin bir kılına bile dokunamazlar.Bir de üniversiteyi
bitirmiş bilgisayar mühendisi olmussun.O kadar korkak olma."
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
"Peki" dedim Üsküdar merkezde balıkçıların olduğu sokağa gittik
adam hala orada. Sokakta çorap satan birisi. Aldılar adamı
getirdiler karakola. Adam diyor ki : "Bana
parmak attı ben ne yapayım." "Gördün mü atarken? Bu
arkadaşın olduğunu biliyor musun?" dedi polis memuru
"Arkam dönük popomu birisi okşamaya başladı.Bir döndüm baktım.Bir
bayan var bir de bu adam (Ben oluyorum) . Bayan yapmayacağına göre. Bu
yapmıştır dedim." Polisler içeride bir şeyler yapıyor biz
karakolun ortasında adam bana ne diyor.
"Ne diye polise geliyorsun? Adam gibi olaydan sonra gelirsin iki
arkadaşınla.
Ben yapmadım dersin özür dilersin biz de seni affederiz. Ne diye bizi
işimizden alıkoyuyorsun." Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
Özür dilese belki şikayetçi olmayacağım. Adam karakolda bile beni o
fiili yapmakla suçluyor.
Bir de sütten çıkmış ak kaşık Sokak ortasında dayak yiyen ben özür
dileyecek yine ben.Dedim "Ben sikayetçiyim." Adam dedi "O sikayetçi
ise ben de tikayetçiyim."
Aldılar ifademizi. "İyi" dedim,
"Bir Cumartesi sahile gidip çay içecekken olanlara bak.eşim ve çocuğum
da benimle mağdur oldular,
soğukta onlara da yazık oldu. Evime gideyim de bir güzel
dinleneyim.Nasıl olsa bu adamla artık mahkemede görüşeceğiz.İnşallah
sonradan bir kötülük yapmaz." diye düsünürken polis memuru dedi ki
"Üzerinizdeki bütün eşyaları ve ayakkabı bağlarını çıkarın.
Bu gece ikiniz de kodeste kalacaksınız."
Herhalde şaka yapıyor diye düşündüm. Eşimle birbirimize baktık ki
polis memuru
açıklamasını yaptı. "Kardeşim bizim yapacağımız bir şey yok.
Savcı Bey ikinizi de gözaltında bulundurmamızı söyledi telefonda"
"Komiser Bey" dedim. "Bu mu hukuk devleti"
"Haklısın , ama yapacak bir şeyimiz yok. Savcı Bey böyle emretti."
Dedi komiser bey. Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? Çıkardım
üzerimdeki bütün eşyalarımı ve
ayakkabı bağlarını. Eşim arkadaşlarıma ve tanıdık avukatlara haber
vermeye başladı. Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? İkimiz de
demir parmakların arkasındayız.
Yan yana iki ayrı odada. Hala olayı anlamaya çalışıyorum.
Sokak ortasında iftiraya uğradım,dayak yedim ve şimdi kodesteyim.
Demek ki sistem böyle, benim bildiğim gibi işlemiyor. Kodes soğuk, buz
gibi. İçeride bir gece kalmaktansa sabahki yediğim dayak
daha iyi. Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
Saat 22:00. Fenerbahçe 1-0 önde. Galatasaray 7
kişi kalmış sahada. Biz içeride. Baktım bu işte bir terslik var.
"Sikayetimizi geri alıyoruz " dedik parmakların arkasından.
"Alamazsınız bu vakitten sonra." Dediler.
Polis memurları ve Karakol Amiri olan Bey. Geceyi parmakların
arkasında üşüyerek ve uyumaya çalışarak geçirdim. Sabah
oldu.Çıkardılar bizi dışarıya.Hastaneye kontrole gidecekmisiz. Ben
darp kontrolü, diğer
adam göt kontrolü. İkimizin de izlerini inceleyeceklermiş.Oradan da
parmak izi almaya.Sonra Savcı Bey'e
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? Adliye 'de Savcı Bey'in
odasına girdik ikimiz birden. Baktı dosyalarımıza.
"Ulan puşt, pezevenk, piç. Niye parmak attın lan?" dedi bana dönerek.
Dünya başıma yıkılmıştı o ana kadar. Şimdi dünyanın etrafındaki
gezegenler de üzerime yıkılmaya başladı. "Atmadım
efendim." Derken "Sana konus demedim." dedi Savcı Bey.
Sustum.Olayın artık> bitmesini istiyordum çünkü. Şikayetçi de
olmayacaktım çünkü. Haksız yere dayak yiyip,soğuk kodes (gözaltı)
duvarlarının arkasında bir gün yatıp bir de Savcı Bey'den küfür
yiyince artık bir takım şeylerin farkına varmıştım çünkü.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
"Senin suçun elle sarkıntılık" dedi bana. "Senin ki darp daha hafif."
dedi bana dayak atan adama dönerek.
"Sikayetçi misin." "Madem efendim cezası ağırmış affedelim o zaman".
Gezegenlerin üzerime yıkılması bitti şimdi de
yıldızlar üzerime yıkılıyor. "Özür dile lan" diye bağırdı alçak sesle
bana. Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?
"İyi düşün" dedim kendi kendime.
"Hiç ortada yokken Sahile indin dayak yedin, karakola gittin
,1 gün soğuk duvarlar arkası gözaltı, adliyeye gittin savcı Bey'den
küfür yedin. Oğlum kendine gel ve bu olayı artık bitir.
Bitirmezsen olacak olan olayları söyleyeyim: 2 gün daha ek gözaltı,
tutuklu yargılanmak üzere Bayrampaşa
Ceza evi, sonra da elle sarkıntılık yüzünden 15 yıl ,bir de görevli
savcıya itiraz
etmekten 6 ay hapis. "Özür dilerim ama ben yapmadım" dedim
bana iftira ve dayak atan adama.
İyi ki beni dövdün, kusura bakma benim yüzümden bir de geceyi
nezarethanede geçirdin.
Hepsi benim hatam dercesine. "Yaz kızım dedi. Şikayetçilerin
şikayetlerini geri almasına"
Hani adam bana demitti ya. "Ne diye polise geliyorsun? Adam gibi
gelirsin iki arkadaşınla. Ben
yapmadım dersin özür dilersin biz de seni affederiz." Sonuçta ben de
beni döven adamın dediği
gibi yaptım. Biri polis, biri savcı iki arkadaşla geldim ve adamdan
özür diledim. Adam da bizi affetti.
Haksızlığa uğradım,dayak yedim, küçük dütürüldüm ve nezarethaneye
atıldım ve beni savunacak olan insandan da küfür yedim....
Sonra da bütün bunları yapan insanlardan da özür diletildim, gururum
ayaklar altına alındı...
Bütün bu olayları bizatihi kendim yaşadım. Belki bu kötü niyetli
insanlara bu yaptıklarının
hesabını sorarlar diye gittiğim resmi makamların bana yaptıkları,
Dilerim hiçbir insanın başına gelmez
O gün soğuk duvarların arkasına girerken çıkarttıkları ayakkabı
bağlarımı da hala yanımda taşıyorum. Ama içimde inanın çok daha
fazlası var
|
|